Tatamiden Nikâh Masasına
Paris 2024’ün Ardından: Alican ve Gamze Özcan ile Spor, Hayat ve Ortak Hayaller
Paris 2024 Paralimpik Oyunları, sporcular için yalnızca madalyaların, puanların ve skorların yazıldığı bir sahne değildi; bazen hayatın yönünü değiştiren hikâyelerin de başladığı yerdi. Para Taekwondo milli sporcularımız Alican Özcan ve Gamze Özcan için Paris, tam da böyle bir eşik oldu. Aynı hedefe yürüyen iki sporcu, aynı tempoda ter döken iki yol arkadaşı ve Paris’ten sonra aynı hayata “evet” diyen bir çift…
Tatamide başlayan bu ortak yolculuk, Paris sokaklarında bambaşka bir anlam kazandı ve nikâh masasına uzanan bir hikâyeye dönüştü.
Bu söyleşide Alican ve Gamze, Paris 2024’ün kendilerinde bıraktığı izleri, sporcu kimlikleriyle özel hayatlarının nasıl iç içe geçtiğini, birlikte mücadele etmenin ve birlikte hayal kurmanın gücünü tüm samimiyetleriyle anlatıyor.
Para Taekwondo’nun zorluklarından evlilik teklifinin detaylarına, antrenman temposundan Lego tutkusuna uzanan bu sohbet; sadece bir spor söyleşisi değil, aynı zamanda birlikte büyümenin, birlikte güçlenmenin ve aynı hayale omuz omuza yürümenin hikâyesi.
Soru 1:
Paris 2024 Paralimpik Oyunları… Hayatınızın en büyük spor sınavlarından biri. Ama kim derdi ki aynı organizasyon sizi evliliğe götüren yolun da başlangıcı olacak? Paris sizin için nasıl bir dönüm noktası oldu?
Alican:
Açıkçası Paris’e giderken aklımda sadece maçlar vardı. Ama Gamze’yle aynı hedefe yürüdüğümüzü, aynı heyecanı paylaştığımızı bir kez daha orada hissettim. Spor insanı güçlendiriyor ama doğru insansa sizi tamamlıyor. Paris bunun ispatı oldu.
Gamze:
Benim için Paris hem bir mücadele hem de duygusal bir sınavdı. Paris için ikimiz birlikte hazırlandık yan yana antrenman yaptık. Hedefimiz ortaktı. Her antrenmanda birbirimizi motive ettik her hazırlık maçında birbirimize destek olduk. Alican’ın her maçtan önce bana “Hadi Gamze, sen yaparsın” demesi bile o stresin yarısını alıyordu Paris’te de bu gelenek bozulmadı. Turnuva bitti ama o cümle bitmedi, resmiyete döktük diyelim.
Soru 2:
“Evlenme teklifi nasıl oldu?”
Alican:
Aslında hikâye Paris’ten önce başladı. Paris Paralimpik Oyunları’na gelmeden önce bir tektaş almıştım ve Gamze’ye vermiştim. Ama o dönem Paralimpik Oyunları öncesinde Konya’da kamptaydık. Ortam, zaman, ruh hâli… Hepsi o kadar yoğundu ki “Bu şekilde kuru kuruya bir evlenme teklifi olmasın” diye düşündüm. O yüzden de ona özellikle şunu söyledim:“Bu bir evlenme teklifi değil, yüzüğüne bak, dene.”Tabii yüzükle birlikte başka küçük sürprizlerim de vardı ama asıl planı içimde saklıyordum.Paris’e geldikten sonra, takım arkadaşlarımla birlikte “Bir gün şehirde gezelim” dedim. Ama öncesinde küçük bir detayı ayarlamıştım. 2023’te Paris Grand Prix maçında tanıştığımız, Paris’te yaşayan Türk fotoğrafçı Mehmet abiyle önceden konuşmuştum. O günün her anını planlamıştık ama Gamze’nin bundan haberi yoktu.Louvre Müzesi’nin önünde buluştuk. Sohbet muhabbet derken Mehmet abi takım arkadaşlarımızın fotoğraflarını çekiyordu. Sonra bir anda, çok doğal bir şekilde “Hadi şimdi sizi çekelim” dedi. Biz de geçtik. Herkes tamamen normal bir fotoğraf çekimi olduğunu sanıyordu.Tam o anda diz çöktüm.Louvre Müzesi’nin önünde, Paris’in kalbinde Gamze’ye evlenme teklif ettim.Bir anda alkışlar, ıslıklar, tebrikler… Çevredeki insanlar bile ne olduğunu anlayıp bize eşlik etti. O an gerçekten tarifsizdi. Gamze’nin yüzündeki şaşkınlık, mutluluk ve o “Bu gerçek mi?” bakışı… Hayatım boyunca unutamayacağım bir an.Ama hikâye orada bitmedi.Sonrası biraz daha şov oldu diyebilirim. 😂Louvre’dan sonra Eyfel’e geçtik. Orada bir kez daha evlenme teklifi ettim. Aslında fark ettim ki o gün Paris’in her köşesinde, her sokağında, her anında içimden tekrar tekrar ona “Benimle evlenir misin?” demek geliyordu.Kısacası…Paris’te sadece bir yerde değil;Paris’in her yerinde, her köşesinde, her anında Gamze’ye evlenme teklifi ettim.
Gamze:
Yüzüğü bana ilk verdiğinde bu bir evlenme teklifi değil demişti ve o zaman baya bozulmuştum. Evet bir teklif gelecekti ama bunun Paris’te geleceğini hiç düşünmemiştim. Çünkü orası için ikimizde maç odaklıydık. Ama içten içe de bunu hayal ediyordum. Büyük organizasyonların şovların yapıldığı teklifler bana göre değil. Ben daha samimi duygusal anları severim. Teklif de tam o şekilde oldu. Arkadaşlarımız ve Paris halkı da bu sevincimize ortak oldu. Benim için unutulmaz bir andı.
Soru 3:
Para Taekwondo zor bir branş. Hem mental hem fiziksel olarak yorucu. Aynı spor dalında olup aynı tempoda yaşamak ilişkinize nasıl yansıdı?
Gamze:
Para Taekwondo gerçekten hem mental hem fiziksel olarak çok zor bir branş. İkimiz de aynı tempoda antrenman yapıyoruz, aynı hedefler için çabalıyoruz ve bu durum aslında ilişkimizi güçlendirdi. Çünkü birbirimizi en iyi biz anlıyoruz. Yorgunluğun, stresin, sakatlığın ya da bir maçın baskısının ne demek olduğunu anlatmama gerek kalmıyor; Alican zaten birebir aynı süreçten geçiyor. Bu da aramızda çok özel bir empati oluşturuyor.
Zorlandığımız zamanlar oluyor mu? Elbette oluyor. Ama aynı mücadeleyi paylaştığımız için birbirimize destek olmak çok daha doğal geliyor. Hem takım arkadaşıyız hem de hayat arkadaşı… Bu da bence bizi çok daha güçlü bir çift yapıyor
Alican:
Birlikte çalışınca insan ego yapamıyor. Gamze sparringde beni dövdüğü zamanlar oluyor mesela… (gülüyor) Ama şaka bir yana, birbirimizin gelişimine katkı sağlamak inanılmaz bir bağ kuruyor.
Soru 4:
Paris 2024 deneyiminizi bir kelimeyle özetleseniz ne olurdu?
Alican:
Dönüm noktası. Çünkü Paris sadece bir yarışma değil; kendi yoluma ve hayallerime olan inancımın en net kanıtıydı
Gamze:
Başlangıç. Spor kariyerimizin zirvelerinden biri olduğu kadar, özel hayatımızın da başlangıcı oldu.
Soru 5:
Birbirinizin sporcu özelliklerinden en çok hangisine hayranlık duyuyorsunuz?
Gamze:Alican’ın en çok hayran olduğum yönü, zorlandığı anlarda bile vazgeçmemesi. Fiziksel olarak yorgun, mental olarak tukenmiş olsa bile tatamiye çıktığında bambaşka bir karaktere dönüşüyor.
“Yapamam” dediği anlar oldu ama hiçbir zaman bırakmadı. O direnci, o inadı ve her düştüğünde daha güçlü kalkma hali benim için gerçek sporculuk.
Alican: Gamze’nin en hayran olduğum özelliği, baskı altında sakin kalabilmesi. Herkesin gözünün üzerinde olduğu, en kritik anlarda bile panik yapmadan doğru kararı verebilmesi çok özel bir yetenek. Kazandığında da kaybettiginde de aynı duruşu koruması, sadece iyi bir sporcu degil, güçlü bir karakter olduğunun göstergesi.
Soru 6:
Peki saha dışı? En eğlenceli, en “Alican & Gamze” anınız nedir?
Alican:
Paris’te maçlardan sonra “Biraz gezelim, kafa dağıtalım” diye çıkıp, planladığımız sürenin iki katı yürüyüp kendimizi kaybolmuş halde bulmamız. Telefon şarjları %5, açlık seviyesi final maçı gibi, ama ikimiz de hälâ gülüyoruz. O an fark ettim ki; birlikteyken en zor durum bile eğlenceye dönüşüyor.
Gamze:
Bir de tabii iki Lego hayranı olarak Kore’de Legolandi adeta talan ettiğimiz anlar… Maç stresi, yorgunluk, jet-lag falan hiçbiri umurumuzda değildi. Bir anda kendimizi çocuk gibi ordan oraya koşarken, hangisini alacağımıza karar veremez halde bulduk. O an şunu fark ettim: Biz sadece sporcu değiliz, birlikteyken hala hayret edebilen, eğlenebilen iki çocuğuz. Ve bence”Alican & Gamze” tam olarak bu.
Soru 7:
Evlilikle birlikte sportif hedefler nasıl etkilendi? “Güçler birleşti” diyebilir miyiz?
Gamze:
Kesinlikle. Artık sadece kendi hedeflerimizi değil, ortak hedeflerimizi de planlıyoruz.Antrenman saatleri, turnuva hazırlıkları, diyet, disiplin… Hepsini aynı düzen içinde yürütmek aslında işimizi kolaylaştırdı. Evlilik, beni yavaşlatmak yerine daha odaklı ve daha istikrarlı biri yaptı. Aynı yolda yürüdüğüm bir eşim olduğu için de sürekli destek gördüğümüz bir ortamda ilerliyoruz.”
Alican:
Birbirine inanan iki insanın gücü bence iki katına çıkıyor. LA 2028 için şimdiden çalışıyoruz.
Soru 8:
Türkiye’de Para Taekwondo’nun gelişimi için ne hayal ediyorsunuz?
Alican:
Daha çok çocuğun, gencin bu branşla tanışmasını istiyorum. Spor sadece madalya değil; özgüven, disiplin ve ait olma duygusu veriyor.
Gamze:
Kız çocuklarının bu alana daha çok yönelmesini isterim. Onlara rol model olmak en büyük motivasyonum.
Soru 9:
Son olarak: Paris’te başlayan bu hikâyenin devamında Türk halkına ve genç sporculara ne söylemek istersiniz?
Gamze:
Hayal kurmak cesaret ister. Ama bir gün o hayal sizin gerçekliğiniz olabilir. Bizimki öyle oldu.
Alican:
Zor görünen hiçbir şey imkânsız değil. Beraber çalışınca, beraber inanınca yol kendiliğinden açılıyor.
KATEGORİLER
DİĞER HABERLER
-
Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Genişletilmiş Kurullar Toplantısı İstanbul’da Gerçekleştirildi
-
Sporcu Konseyi Başkanlığına Yiğit Caner Aydın Seçildi
-
Ulusal Sınıflandırma Tüzüğü Toplantıları Başladı
-
LA28 Yol Haritası Netleşti: IPC, Los Angeles 2028 Paralimpik Oyunları Kalifikasyon Yönetmeliği’ni Yayımladı
-
Mersin yeniden dünya sahnesinde
-
Tüm Haberler