5 Madalya İle Tarihe Geçen Defne Kurt diyor ki; Hayatta da tıpkı suda olduğu gibi nefesini doğru ayarlaman gerekiyor.

Defne Kurt, elde ettiği tarihi başarılarla yalnızca madalya kürsülerinde değil, aynı zamanda genç sporcuların hayallerinde de kalıcı bir iz bırakıyor. Kısa bir zaman dilimine sığdırdığı beş altın madalya ve kırdığı rekorlarla Türk spor tarihinde bir ilke imza atan Defne, performansının ötesinde; sabrı, disiplini ve mücadeleye dair ortaya koyduğu duruşla Paralimpik hareketin ruhunu temsil ediyor.
Bu söyleşide, Defne Kurt’un yüzmeyle başlayan yolculuğunu, para yüzmenin ona kattıklarını, milli forma ile kurduğu bağı ve başarılarının arkasındaki zihinsel-fiziksel süreci kendi sözleriyle dinliyoruz.
Sporun yalnızca sonuçlardan ibaret olmadığını; bazen bir yeniden başlama cesareti, bazen de başkalarına ilham olma sorumluluğu taşıdığını hatırlatan bu samimi sohbet, genç para sporcular için güçlü bir yol haritası sunuyor.

Para yüzme bana sabrı, disiplini ve vazgeçmemeyi öğretti.
Yüzme yolculuğun nasıl başladı?
Defne KURT: Yüzme ile yolculuğum aslında ailem sayesinde çok doğal bir şekilde başladı.Annem ve babam beden eğitimi öğretmeni, sporun içinde olan insanlar. O dönem annem iş arıyordu ve bir yaz okulunda çalışmaya başladı. Kardeşimle birlikte bizi de yanına alıyordu. Yaz okulu ortamında birçok sporla tanışma fırsatım oldu. Antrenörler, farklı branşları denerken yüzmeye diğerlerine göre daha yatkın olduğumu fark etti. Suya girdiğimde daha rahattım, daha hızlı adapte oluyordum. Bu fark ediliş, zamanla bir denemeden tutkuya, tutkudan da profesyonel bir yolculuğa dönüştü.
Para yüzme disiplininde yarışmak sana ne öğretti?
Defne KURT: Para yüzme bana sabrı, disiplini ve vazgeçmemeyi öğretti. Koşullar herkes için eşit değil ama emek herkes için belirleyici. Kendi bedenimi tanımayı, onunla iş birliği yapmayı ve sınırlarımı zorlamayı öğrendim.

Milli sporcu olmak senin için ne ifade ediyor?
Defne KURT: Milli forma benim için büyük bir gurur ve sorumluluk. Sadece kendim için değil, ülkem ve benimle benzer yollardan geçen herkes için yüzüyorum. Bayrağı taşımak, yaptığım işin anlamını çok daha derinleştiriyor.
Son dönemde elde ettiğin başarılar senin için nasıl bir anlam taşıyor?
Defne KURT: Bu başarılar sadece madalya ya da dereceden ibaret değil. Zor bir sürecin, sabrın ve yeniden ayağa kalkmanın somut bir karşılığı. Kendime “devam edebilirsin” dediğim her günün sonucu

Antrenman rutinin nasıl? Seni en çok zorlayan şey ne?
Defne KURT: Antrenmanlarım haftanın büyük bölümünü kapsıyor; havuz çalışmaları ve kondisyon antrenmanlarıyla geçiyor. Fiziksel olarak yoğun bir tempo ama beni en çok zorlayan kısım kazadan sonra bedenimin yaşadığı kısıtlanma oldu. Bilimin ve tıbbın çizdiği bazı sınırlar var ve bu sınırlar nedeniyle eskiden rahatlıkla yaptığım bazı hareketleri artık yapamamak zaman zaman zorlayıcı olabiliyor. Bu süreci kabullenmek ve yeni bir beden algısıyla devam edebilmek, antrenmanların en zor ama aynı zamanda en öğretici kısmı.
Hayatta da tıpkı suda olduğu gibi nefesini doğru ayarlaman gerekiyor
Yüzme sana hayata dair neler öğretti?
Defne KURT: Kontrol edemediğim şeyleri kabullenmeyi, edebildiklerim için sorumluluk almayı öğretti. Düşmeyi, durmayı ama mutlaka yeniden başlamayı… Hayatta da tıpkı suda olduğu gibi nefesini doğru ayarlaman gerekiyor.
Genç para sporculara vermek istediğin bir mesaj var mı?
Defne KURT: Kimse sizin yolunuzu sizden daha iyi bilemez. Kıyaslamayın, acele etmeyin ve vazgeçmeyin. Güç sandığınızdan çok daha içinizde. Sabırla devam edin.

Türkiye’de Paralimpik hareketin gelişimini nasıl görüyorsun?
Defne KURT: Son yıllarda önemli bir ilerleme var ama hâlâ gidilecek çok yolumuz olduğunu düşünüyorum. Daha fazla görünürlük, daha fazla destek ve sürdürülebilir sistemlere ihtiyacımız var. Potansiyel çok yüksek.
Gelecek hedeflerin neler?
Defne KURT: Kısa vadede derecelerimi daha da geliştirmek ve uluslararası yarışlarda daha istikrarlı sonuçlar almak istiyorum. Uzun vadede ise en büyük hedefim, Türk bayrağını en üst düzey organizasyonlarda en iyi şekilde temsil etmek. Ama bunun ötesinde, benden sonra gelecek sporculara ilham olabilmek de benim için çok önemli. Birinin “Defne yaptıysa ben de yapabilirim” demesi, kazanılan her madalyadan daha kıymetli.
Suyu tek bir cümleyle anlat desek?
Defne KURT: Su, kırıldığım yerlerden beni sarıp yeniden ayağa kaldıran, nefesimle duygularımın aynı ritimde buluştuğu aynı zaman da en özgür ve güclü hissettiğim alan diyebilirim