Olmaz Denileni Koşmak: Uğurcan Özer’in Triatlon Hikâyesi
Uğurcan Özer için triatlon, yalnızca yüzme, bisiklet ve koşunun arka arkaya dizildiği bir spor dalı değil; sabrın, sürekliliğin ve zihinsel dayanıklılığın sınandığı uzun bir yolculuk. Türkiye’de henüz gelişme aşamasında olan para triatlon branşında ülkemizi uluslararası arenada temsil eden ilk sporculardan biri olarak, attığı her adım yalnızca kendi kariyerini değil, bu branşın geleceğini de şekillendiriyor.
Paris 2024 Paralimpik Oyunları ile birlikte, Türk paralimpik tarihinde yeni bir sayfanın aralanmasına katkı sunan Uğurcan Özer, bu söyleşide spora başlama motivasyonundan milli formanın taşıdığı sorumluluğa, para triatlonun Türkiye’deki potansiyelinden genç sporculara verdiği mesajlara kadar pek çok başlığı samimi ve yalın bir dille anlatıyor. Bu söyleşi, yalnızca bir sporcunun hikâyesi değil; “ilk” olmanın ne anlama geldiğine dair güçlü bir tanıklık.
1. Triatlon gibi hem fiziksel hem de zihinsel olarak son derece zor bir branşı seçmenizin arkasında nasıl bir motivasyon vardı?
Uğurcan Özer:
Triatlon benim için hiçbir zaman sadece üç branşın art arda yapılması anlamına gelmedi. Yüzme, bisiklet ve koşu; aslında hayatın farklı evreleri gibi. Birini bitirdiğiniz anda diğeri başlıyor ve durup nefes alma lüksünüz olmuyor. Bu branşı seçmemdeki en temel motivasyon, sınır kavramını her gün yeniden tanımlayabilmekti. Zor olanı seçtiğinizde, kendinizle daha dürüst bir ilişki kuruyorsunuz. Triatlon bana hem bedensel dayanıklılığı hem de zihinsel disiplini aynı anda öğretti.
2. Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda para triatlonda Türkiye’yi temsil eden ilk sporculardan biri olmak sizin için ne ifade etti?
Uğurcan Özer:
Paris 2024 benim için sadece bir yarış değil, uzun bir yolculuğun somut karşılığıydı. Türkiye adına para triatlonda bu sahnede yer almak, kişisel bir başarıdan çok daha büyük bir anlam taşıyor. Yarışa çıkarken sadece kendimi değil, benden sonra bu branşı hayal edecek sporcuları da düşündüm. Bu sorumluluk üzerimde baskı yaratmadı; tam tersine bana güç verdi. Çünkü bir şey ilk kez yapıldığında, artık “olmaz” denilen yer ortadan kalkıyor.
3. Para triatlonun Türkiye’de gelişmesi için sizce en kritik ihtiyaç nedir?
Uğurcan Özer:
Bence en önemli ihtiyaç görünürlük. İnsanlar görmedikleri, tanımadıkları bir branşa mesafe koyabiliyor. Oysa para triatlon, içinde çok güçlü hikâyeler barındırıyor. Elbette altyapı, teknik destek ve antrenman imkânları çok önemli; ancak önce bu branşın doğru anlatılması gerekiyor. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi’nin bu noktada yaptığı çalışmalar çok değerli. Görünürlük arttıkça, hem sporcu sayısının hem de toplumdaki farkındalığın hızla artacağına inanıyorum.
4. Antrenman ve yarış süreçlerinde sizi mental olarak ayakta tutan en güçlü motivasyon kaynağı nedir?
Uğurcan Özer:
Zorlandığım anlarda kendime hep şunu hatırlatırım: “Burada olmak zorunda değilsin, burada olmayı sen seçtin.” Bu farkındalık insanı güçlü tutuyor. Yorulduğumda, vazgeçmeyi düşündüğümde, başladığım noktayı ve bu yolculukta kat ettiğim mesafeyi hatırlıyorum. Ayrıca milli formayı taşımak çok özel bir sorumluluk. Göğsünüzde bayrak olduğunda, yalnızca kendiniz için değil, ülkeniz için de mücadele ediyorsunuz.
5. Sizi izleyen genç sporculara ve para spora adım atmayı düşünenlere vermek istediğiniz mesaj ne olurdu?
Uğurcan Özer:
Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın; dünkü halinizle kıyaslayın. Para sporlar, “yapamazsın” denilen pek çok şeyin aslında nasıl yapılabildiğinin en somut örneği. Yol kolay olmayacak, bunu açıkça söylemek gerekir. Ama bu yol, insana kendisiyle çok güçlü bir bağ kurmayı öğretiyor. Günün sonunda kazanılan en büyük şey madalya değil; pes etmemeyi öğrenmiş bir karakter oluyor.
KATEGORİLER
DİĞER HABERLER
-
Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Genişletilmiş Kurullar Toplantısı İstanbul’da Gerçekleştirildi
-
Sporcu Konseyi Başkanlığına Yiğit Caner Aydın Seçildi
-
Ulusal Sınıflandırma Tüzüğü Toplantıları Başladı
-
LA28 Yol Haritası Netleşti: IPC, Los Angeles 2028 Paralimpik Oyunları Kalifikasyon Yönetmeliği’ni Yayımladı
-
Mersin yeniden dünya sahnesinde
-
Tüm Haberler