GÜN
SAAT
DAKİKA
SANİYE
| Posta

ŞUNDAN..BUNDAN…

Yavuz Kocaömer Posta

Son zamanlarda gazetelerde ilanlar çıkıyor. İnternet üzerinden yayınlar yapılıyor. Falanca Bedensel Engelliler Derneği, İçişleri Bakanlığı’ndan aldığı izinle tekerlekli sandalye kampanyası başlattı. Filanca Bedensel Engelliler Derneği tekerlekli sandalye bekleyen vatandaşlarımız için yoğun bir şekilde çalışıyor. Veya ülkemizde 250 bin tekerlekli sandalyeye ihtiyaç var.

Bunlar dikkatle takip edilmesi gereken konular. İlanları inceliyorsunuz, telefon ediyorsunuz, karşınıza çıkan muhatapların çoğu zaman konudan haberi yok. “Siz bağışınızı bankaya yatırın, sandalyeleri biz alırız” diyenler de var. “Sandalyenizi kendiniz alip getirin, biz dağıtalım” diyen de var.

Engelliler konusu her zaman istismara açık bir konudur. Bu bakımdan, vatandaşlarımızın bu konuda çok duyarlı olmaları ve zaten zor koşullarda yaşayan halkımızın iyi niyetle yapacağı bu bağışların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşması için uyanık olmaları gerekmektedir. En ufak bir süpheye düstüğünüzde derhal bizi arayın, bu dernekler ve faaliyetleri hakkında en doğru bilgiyi bizden alabilirsiniz.

Hop dedik!

Yazılarımıza ilk başladığımız gün yazmıştık. Demek okumayanlarınız olmuş veya işlerine gelmeyenler. Yazdiklarımız işlerine gelmeyen bazı çevreler için tekrar etmekte fayda görmekteyim. Bu satırların yazarı 22 sene bedensel engelli bir ağabey ile beraber yaşamış, onun ve onunla beraber kendisinin çektiklerinden sonra belli bir yaşa gelince, ülkemizde sayıları 7.5 milyonu geçen engelli insanlarımıza hizmet etmeyi amaçlamış bir kişidir.

Bu yazdığı yazılar ve harcadığı zaman için hiçbir müesseseden tek bir lira dahi almamaktadır. Böyle bir gelire ihtiyacı olmadığı gibi, bunu insanlığa bir hizmet olarak görmekte, manevi huzurunu yaşamaktan başka da bir amacı bulunmamaktadır. Yazdığı yazılarda, eleştirdiği kişi ve kurumlarla kişisel hiçbir alıp veremediği yoktur, hiçbir devlet kurumuyla iş ilişkisi olmayıp, herhangi bir devlet bankasından şahsına veya ortağı olduğu bir şirkete bu güne kadar bir liralık dahi kredi almamıştır. Herhangi bir unvan ya da makamda da gözü yoktur. Yürütmekte olduğu TESYEV Baskanlığı’nın bu dünyada yapılabilecek en onurlu görevlerden biri olduğuna inanmaktadır.

Tasarruf

Madem artık bir ekonomik programımız var ve bunun önemli noktalarından bir tanesi de devlet tasarrufu. Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı mutemetlik konusuna da bir çözüm bulmak zorundadır. Kendi konumuzla ilgili yazıyoruz. Engelliler sporunda , Türkiye çapında her hafta tekerlekli sandalyeliler ve sağırlar arasında yaklaşık 50 ile 60 spor müsabakası yapılmaktadır. Bunların her birine bir mutemet, elinde çanta ile gidip takımların yolluk ve geceleme ücretlerini nakit olarak dağıtmaktadır.

Bir yandan konu, her zaman yazdığımız gibi suistimale son derece açık olmakta, kulüplerin bu konudaki “Paralarımızı tam alamıyoruz” şikayetleri bitmemekte, diğer taraftan her hafta Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü yaklaşık 60 mutemedine bu paraları dağıtması için yol parası ve geceleme ücreti ödemektedir. Öte yandan, kadrolar da devamlı şişmektedir.

Çözüm basit

Daha önce de önerdik, konunun çözümü çok basittir. Takım kadroları bellidir, verilecek ödenek bellidir, yarısını maçtan evvelki Cuma günü o kulübün hesabına yatırırsınız, yarısını da maçtan sonraki gözlemci raporuna göre havale edersiniz. Böylece, hem büyük ölçüde tasarruf sağlar, hem de bu dedikoduların ve suistimallerin önüne geçersiniz. Bunun için gerekli yasa değişikliği neyse, bunu da yapmak herhalde çok zor olmasa gerek.

Ama Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün federasyonlardan sorumlu genel müdür yardımcılarından biri, bu ve bunun gibi tasarruf önlemleri üzerinde kafa yormak yerine işin kolayına kaçıyor, tekerlekli sandalye basketbol takımları için hayati önem taşıyan bir adet refakatçiyi kafileden çıkararak tasarruf yapmaya çalışıyor. Ne diyelim, Allah beterinden korusun, iyi ki maçları iptal etmeye çalışmıyor. Ve de iyi ki bir kısım mahalli yöneticiler gibi “Spor sakatın neyine” demiyor. Buna da şükür!

Kendinize bakın!

Bize kızacağınıza, yaptığınız işi doğru yapmaya çalışın. Devlet yetkilisi iseniz, aldığınız maaşı hak edecek biçimde, engelli insanların hizmetinde olunuz. Politikacı iseniz sadece seçim meydanlarında engelli insanları hatırlayıp sonra da suskunluğa gömülmeyiniz. Popülist politikalarla uğraşmak yerine insanlığa hizmet etmesini öğreniniz. Eğer bir dernek başkanı iseniz ve engelliler ile ilgili çalışıyorsanız, konuları istismar etmeyiniz, duygu sömürüsü yapmayınız, şahsi hırslarınızı aklınızın önüne geçirmeyiniz. Bunları yaptığınız zaman, bu satırların yazarı sizi omuzlarında taşır. Yapmadığınız zaman ise eleştiri hakkını kullanmaktan hiçbir şekilde vazgeçmez…Ve de hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayınız :

“HERKES BIR ENGELLI ADAYIDIR…”